(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, TİS'den kaynaklanan ücret farkı, ikramiye, yakacak, yardımı, yemek, yol paraları ile diğer sosyal alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan Güneysu AŞ avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: l- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalıya ait işyerinde Ticaret Müdürü olarak çalışmasını 7.9.1995 tarihinde hizmet sözleşmesini alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiği tarihe kadar sürdüğünü iddia ederek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik haklarını istemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 1994 yılı ortalarına kadar işyerinde üretim ve büro faaliyetlerinin devam ettiği ancak, ekonomik nedenlerle bu faaliyetlerin durduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet sözleşmesinin hangi tarihte sona erdiği ve davacının bildirimde bulunduğu 7.9.1995 tarihine kadar devam edip etmediği konularında toplanmaktadır.
Dinlenen davacı tanıkları işyeri bekçileri ile sendika temsilcisi olup, davacının fesih bildiriminde bulunduğu 7.9.1995 tarihine kadar her gün işyerine geldiğini ve çalıştığını açıklamışlardır.
Ancak dosya içinde bulunan tesbit ve tutanaklar Bölge Çalışma Müdürlüğü İş Müfettişleri ve yetkili mahkemelerce yapılmıştır ki bunlarda 1994 yılı Haziran ayı içinde davacının ve bir kısım işçilerin iş yerinde bulunduklarını, 1994 Ağustos ayında ise iş yerinde üretim ve büro faaliyetlerinin durmuş bulunduğunu bir kaç bekçi ve işçinin orada oldukları açıklanmıştır. Bu sözlü ve yazılı belgeler birbirleriyle çelişkili ise de mahkemece ve resmi merciilerce yapılan tesbitlerin de bir ağırlığı olduğu inkar edilemez. 1994 Haziran ayında davacının iş yerine geldiği açık seçik anlaşılabilmektedir.
Daha sonraki İş Müfettişlerince yapılan teftişte 9.8.1994 tarihinde ise üretim ve büro faaliyetlerinin durduğu iş yerinde davacının bulunmadığı görülmektedir. Bu olgular karşısında hizmet sözleşmesinin 9.8.1994 tarihine kadar devam ettiği objektif bir şekilde anlaşıldığına göre kıdem tazminatının ve diğer işçilik haklarının anılan tarih dikkate alınarak hesaplanıp hükmedilmesi gerekir.
O tarihte işin davacı işçi tarafından görülmesi imkansız hale gelmiş olduğu ve çalışmadığı ortaya çıktığında sonraki sürenin hesaba katılmaması dosya içeriğine uygun düşer. Bir başka anlatımla 9.8.1994 tarihinde akdin tek taraflı olarak askıya alınmak suretiyle işveren tarafından sona erdirildiği kabul edilmelidir.
Yargılama sırasında davalı taraf bir kısım hakların avans olarak verildiğini banka ismini ve hesap numaralarını da bildirmek suretiyle ileri sürmüştür. Mahkemece bu konuda ilgili bankalar nezdinde inceleme ve araştırma yapılarak ve belgelerde dikkate alınmak suretiyle avans miktarları öncelikle tesbit edilmeli ve gerçekleşen haklardan mahsuplar yapılarak bakiye kalan miktarlar hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy