(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, iş arama izninden doğan ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili iddiasında, davalıya 30.12.1994 tarihinde ihbar öneli verilerek günde üç saat iş arama izni kullandırıldığını, ancak davalı işçinin önel bitim tarihi olan 7.5.1995 gününden önce 5.4.1995 tarihinde emekli olmak suretiyle hizmet akdine son verdiğini belirterek, ihbar öneli izin tutarının tahsilini istemiştir.
Mahkemece istek yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre gerçekten davacı idare, 30.12.1994 tarihinde fesih ihbarında bulunmuş ve davalının ihbar önelini iş günlerinde günde üç saat iş arama izni şeklinde kullanacağını bildirmiş ve davalı da 4.5.1995 tarihine kadar 67 iş gününde günde üç saat izin kullanmıştır. Bu süre zarfında davalının ücretinden her hangi bir kesinti de yapılmamıştır. Ancak davalı ihbar önelinin bitimini beklemeden iki gün önce 5.4.1995 tarihinde emeklilik için başvuruda bulunarak emeklilik nedeniyle iş akdini sona erdirmiştir. Nitekim Bursa 2. İş Mahkemesinin 1995/460 Esas ve 1017 karar sayılı kararında da işçinin hizmet akdinin emeklilik nedeniyle sona erdirildiği kabul edilerek iki yıllık askerlik borçlanma süresini değerlendirmiş ve kıdem tazminatı farkının tahsiline karar verilmiş ve bu karar Yargıtay incelenmesinden de geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Bu durumda davalı işçinin hizmet akdi ihbar öneli sonunda gerçekleşmeyip, emeklilik nedeniyle sona erdiğinden, davalının ihbar öneli içerisinde kullanmış olduğu günde üçer saatlik izin tutarını ödemesi gerekir. Mahkemenin aksi düşünceyle davanın reddine karar vermesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy