(1475 S. K. m. 13, 14, 17, 49)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem ve kötüniyet tazminatı, yıllık ücretli izin parası ve ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.1997 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalıya ait işyerinde pazarlama elemanı olarak çalışmakta iken davacı işçinin, bir işyerini ziyaret etmediği halde, ziyaret etmiş gibi, daha önceki incelemelerde tespit edilen olguları belirtmek suretiyle rapor düzenlendiği, bir başka anlatımla hilafı hakikat beyanında bulunduğu, davalı tanıklarının açık anlatımlarından ve davacının tevil yolu beyanından açık bir biçimde anlaşılmaktadır. Bu davranış İş Kanununun 17/II-d maddesinde doğruluk ve bağlılığa uymayan hali oluşturduğundan davalı işverenin bildirimsiz fesih hakkı doğmuş bulunmaktadır. Böyle olunca ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy