(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, eksik ödenen kıdem tazminatı farkının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının Seydişehir Alimunyum tesislerindeki çalışması 27.8.1979 tarihinde işyerine verdiği istifa dilekçesiyle son bulmuş ancak aynı gün bu kez Banaz'daki yine Etibank'a bağlı işyerinde çalışmaya başlamıştır. Önceki istifa dilekçesi Banaz'da işe başlamak üzere şeklen verilmiş bir irade beyanı niteliğindedir. Önceki işten ayrılmak ve sonraki işe başlama tarihleri aynı gün gerçekleşmiştir. Bu bakımdan arada bir kesinti de olmadığına göre eski ve yeni kurumun oluru ile yapılmış bir işlem olarak düşünülmelidir. Somut olayda önemli olan husus son kez işveren tarafından hizmet sözleşmesinin İş Kanununun 13. maddesine göre fesihten sonraki aşamada ihbar tazminatının hangi tarihte davacıya ödemiş olmasıdır. Zira davacı bu işlemden hemen sonra emekli olmuştur. Şayet ihbar tazminatı kendisine ödenmeden önce emeklilik gerçekleşmişse davacının tüm süre için kıdem tazminatı istemeye hakkı vardır. İhbar tazminatı emeklilikten önce tam olarak ödenmiş ise hizmetlerin birleştirilmesi yoluna gidilemez. Bu hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın kıdem tazminatı farkı isteğinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Harcırah konusuna gelince: davacının buna hak kazandığı söylenemez. Gerçekten davacı işçiye harcırah ödenmesini öngören ne bir ferdi hizmet sözleşmesi ne de TİS hükmü vardır. Bu bakımdan harcırah isteğinin reddine karar verilmesi doğrudur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy