(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava:Taraflar arasındaki, disiplin kurulu kararının iptaliyle ihbar, kıdem tazminatı ve izin ücretinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.12.1997 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat N. C. ile karşı taraf adına Avukat A. K. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelere, mevcut tutanaklara, davacının müfettişe vermiş olduğu dilekçe içeriğine göre, davacının, davalı bankanın Küçükesat Şubesinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken 22.1.1996 ve 29.1.1996 tarihlerinde işine geç geldiği, böylece banka içindeki izleme ve gözetleme görevini tam olarak yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkındaki Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin kısım 7. madde 42-f/22 fıkrasına göre, izleme ve gözetleme görevlerinin gereklerini nedensiz olarak yerine getirmemek fiili, işten çıkarma cezasını gerektiren davranışlar içinde sayılmıştır.
Öte yandan yukarıda belirtilen tarihlerden önce de işe geç geldiği kendisine uyarılar yapılmasına rağmen bu davranışını sürdürdüğü gözönünde tutulduğunda 1475 Sayılı İş Kanununun 17/II-g bendinde öngörülen "işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması" halinin oluştuğu görülmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki banka gibi riski fazla olan iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan bir kişinin bu görevi gereği çok daha dikkatli olması ve özellikle kendisine yapılan uyarılardan sonra durumunu düzeltmesi gerekirdi. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında, feshin haklı nedene dayandığının kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000. Lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.1997 gününde oybirliği ile ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy