(1086 S. K. m. 428)
Dava: Davacı, teşvik primi alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Ferdi iş sözleşmesinin eki niteliğindeki İşyeri Personel Yönetmeliğinin 19/a maddesinde Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları ve Müdürlere her yıl yönetim kurulunca tespit edilen miktardan başarı primi ödenebilir. Başarı primi bilanço kar ve zarar hesaplarının Genel Kurulca tespitine müteakip ödenebilir. Bu ödemenin yapılabilmesi için personelin görevi başında bulunması şarttır... kuralı öngörüldükten sonra aynı maddenin (b) fıkrasında Teknik ve idari şeflere (a) fıkrasında belirtilen zamanda ve şartlarda, Genel Müdürün teklifi ve Yönetim Kurulunun onayı ile üç aylık net ücretleri tutarı kadar teşvik primi ödenebilir. hükmüne yer verilmiştir.
24.3.1997 tarihinde toplanan davalı şirket Yönetim Kurulu bu düzenleme uyarınca çalışmalarını sürdüren ilgili ve yetkili görevlilere anılan primleri ödenmesini karara bağlamış, ancak bu karardan önce hizmet sözleşmesi 21.1.1997 tarihinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemek suretiyle feshedilen işçiye, işyerinde montaj şefi olarak 1996 yılında tüm süre çalıştığı halde teşvik primi ödenmemiştir.
Davacı teşvik primine hak kazandığını ileri sürerek bu alacak davasını açmış mahkemece Yönetim kurulunun karar tarihi olan 24.3.1997'de davacının işyerinde çalışmasını sürdürmediği için istemin reddine karar verilmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki teşvik priminin ilişkin bulunduğu 1996 yılında davacı teknik şef olarak kesintisiz şekilde çalışmış olduğu gibi, sözleşmesi de kendi iradesi dışında davalı işveren tarafından tazminatlar ödenmek suretiyle fesh edilmiştir. Her ne kadar teşvik primi ibaresi çalışmanın devamı koşulunu da gerektirdiği düşünülebilir ise de İş Hukuku'nun eşit ise eşit ücret kuralının da dikkate alınması gerekir. Öte yandan somut olayda davacının işine işverence son verilmiştir. Bu koşullarda çalışmasını sürdürmesi mümkün değildir. Böyle olunca teşvik primi alacağı hesaplanarak bulunacak miktarın hüküm altına alınması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy