(2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacı, borcu olmadığının tesbitiyle icra inkar tazminatının ödetilmesine ve takip konusu borç icra dosyasına ödenmiş olduğundan davalıdan geri alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının yapmış olduğu icra takibi nedeniyle ödemiş olduğu 70.000.000 TL. nin davalıdan geri tahsiliyle kendisine ödenmesini talep etmişti ve mahkemece davalının ücret alacağı olarak belirlenen 10.640000 TL. nin düşümü sonucunda geriye kalan 59.360.000 TL. nin davalı tarafından davalıya ödenmesine karar verilmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından Kooperatifçe düzenlenen bonoları müsteniden davacı hakkında icra takibine gidilmiştir. davacı icra takibi sırasında bu bonoların karşılığını ödemekle beraber açmış olduğu bu dava ile senetlerinin karşılıksız olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı ise kendisinin kooperatifin muhasebe müdürlüğünü yürütüğünü ve bonoların bu hizmetinin karşılığı olduğunu savunmuştur.
Takibe konulan senedin 28.2.1993 tarihinde düzenlendiklerini ve Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz aylarının 30. gününden vade sonu olarak gönderildikleri görülmektedir.
Davacı, davalının 1993 yılında hiçbir hizmeti olmadığını ileri sürmekle beraber, senetlerde Malın sözcüğünde yer alması nedeni ile, davalının kendisine hiç bir malda vermediğini dolasıyla senetlerinin karşılığı olmadığı iddiasını yargılamanın tefhim safhalarında ileri sürmüştür.
Burada anlaşmazlık konusu olan hususun senetlerin ne amaçla düzenlendiği ve taraflar arasında bin hukuki bağlantı olup olmadığının dosya arasında bulunan Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/238 değişik iş sayılı dosyasıyla davacı taraf bir önceki yönetim kurulundan belgenin ve defterlerin teslimi amacıyla tespit yaptırmış ve tespit talebini taşıyan dilekçesinde, ...Bir kısım kayıtların ise kooperatifin muhasebe işlerine bakan Osman-Oğuz adresinde bulunması muhtemeldir şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Ayrıca davalıya ait Sosyal Sigortalar Kurumundan gelen özlük dosyasında da davalının 1.2.1993 tarihinde kooperatif işyerinde işe başladığının kuruma bildirildiği ve 1993 yılı I ve II. dönemler için pirim ödendiği görülmektedir.
Yine kooperatifle bir başka muhasebeci arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi 1.7.1993 tarihini taşımakta olup, bu tarih yönetimin değişmesi sonucu davalıdan kayıt ve defterlerin alınması tarihiyle paralellik göstermektedir.
Diğer taraftan kooperatifle davalı arasında imzalanan hizmet akdinde; ..1.12.1991 yılında yapılan muhasebecilik sözleşmesinin 1993 yılındaki olağan genel kurul toplantısına kadar devam edeceğini.. belirlenmektedir.
Bütün bu anlatımlar sonucunda,taraflar arasında hizmet akdinin konulduğu ve senetlerin verilecek hizmetin karşılığı olarak düzenlendiği açıkça ortaya çıkmaktadır. Mahkemenin taraflar arasında 1993 yılına ait hizmet veya mal karşılığı alacak-borç ilişkisi bulunmadığı gerekçesi ile davalıya geri ödeme ile sorumlu tutulması yerinde değildir.
Ayrıca talep konusu olmadığı halde 1992 yılına ait davalı ücret alacağının mahsubunun yapılarak dava konusu olarak miktarından düşümü sureti ile geri kalan miktarın iadesine karar verilmesi de hatalı olup kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy