(2821 S. K. m. 63) (743 S. K. m. 68)
Dava: T. T. ve arkadaşları adına Avukat Ü. D. ile G. Sendikası adına Avukat A. G. aralarındaki dava hakkında Sinop İş Mahkemesinden verilen 4.8.1997 günlü ve 363-297 sayılı hüküm davacılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar sendika şubesi disiplin kurulunca sendika üyeliğinde geçici ihraç kararının iptalini istemişlerdir. Davalı sendika davanın reddini talep etmiş, mahkemece, sendika içtüzüğüne göre geçici ihraçla ilgili şube disiplin kuruluna karşı sendika disiplin kuruluna itiraz hakkı tanındığı, bu konuda mahkemeye herhangi bir itiraz yapılacağına dair sendika içtüzüğünde bir hüküm olmadığı, geçici çıkarma kararının iptali yönünde bir karar alınması halinde resen sendika iç işlerine müdahale sayılacağından sözedilerek istek red edilmiştir.
Davacı sendika üyeleri dava dilekçelerinde sendika şubesince verilen yemeğe katılmadıklarından istenilen yemek parasını da ödemediklerini bunun sonucunda sendika şubesi disiplin kurulunun 15.6.1996 tarihli kararında Sendika Tüzüğünün 60. maddesine göre geçici olarak sendikadan uzaklaştırma kararı verildiği belirtilmiştir.
Sendika Tüzüğünün 8. maddesinde üyelikten çıkarma 60. maddesinde ise Şube Disiplin Kurulunun görev ve yetkileri düzenlenmiş olup bu maddelerde üyelikten geçici uzaklaştırma halinde başvurulacak merci belirtilmemiştir. Keza aynı tüzüğün 24. maddesinde Genel Disiplin Kurulunun görev ve yetkileri, 42. maddede Bölge Şube Disiplin Kurulunun görev ve yetkileri düzenlenmiş ise de bu düzenlemeler yöneticiler hakkındadır.
Hukukun temel ilkelerinden birisi de hakların dürüstlük kuralına uygun şekilde kullanılmasıdır. Sendika şubesi Disiplin Kurulunun geçici uzaklaştırma kararına karşı itiraz merciini sendika tüzüğünde belirtmemiş olması bu hakkın keyfi kullanılmasına yol açmaması gerekir. Ancak, bu hakkın amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetlemek sendika tüzüğünde hüküm olmadığından Sendikalar Kanununun 63. maddesi "işçi ve işveren sendikaları ve konfederasyonları hakkında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Medeni Kanun ve Dernekler Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır" kuralı uyarınca Medeni Kanunun 68. maddesinde yer alan cemiyet üyelerinin cemiyet organlarının kararlarına karşı kararın öğrenilmesinden başlayarak bir ay içerisinde mahkemeye itiraz edebilmeleri hakkının bulunduğu kabul edilmelidir. Gerçekten somut olayda davacılar aleyhine verilen disiplin kurulu kararı 26.8.1996'da öğrenilmiş dava 2.9.1996'da bir aylık yasal sürede açılmış bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş sendika tüzüğünün 8/6 ve sendikalar kanununun 25. maddesi ve ilgili diğer hükümler dikkate alınmak suretiyle davacıların davranışları eylem ve sözleri bir değerlendirmeye tabi tutularak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Ayrıca belirtmek gerekir ki kişi kurum ve kuruluşların davranış ve kararları yargı denetimi dışında tutulamayacağı gibi verilecek kararın sendika içi demokrasi kuralını zedeleyeceği düşünülemez.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy