(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takip konusu alacağın icra inkar tazminatıyla birlikte ödetilmesine, karşı davacı ise bankaya verilen zararın mahsubuna karar verilmesini istemişlerdir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 15.3.1991 tarihi itibariyle emekliliğini istediğini talebinin 1.8.1991 tarihinde kabul edilmesine karşılık kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek davalı banka hakkında 76.448.829 TL. kıdem tazminatı alacağı ile 98.048.622 TL. işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla icra takibine başvurmuş ve bankanın takibe itiraz etmesi üzerine bu davayı açmış ve itirazın iptali ile birlikte belirtilen alacaklarının tahsiline ve % 40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş ve mahkemece icra inkar tazminatı dışındaki diğer isteklere karar verilmiş ve hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Bu davaya karşılık olarak banka tarafından da uğradıkları zararların karşılığının tahsili amacıyla Ayfer Gürledi hakkında icra takibine geçilmiş bu şahsın takibe itirazı nedeniyle İstanbul 7. İş Mahkemesine açılan dava ile itirazın iptaline ve takibin devamı ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin istenilmesine ve davaların birleştirilmesine karşılık mahkemece bu dava ile ilgili olarak hiçbir karar verilmemiş ve banka tarafından karar bu yönden de temyiz edilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği şekilde davacı Ayfer Gürledi 15.3.1991 tarihli dilekçesiyle emeklilik talebinde bulunmasına karşılık banka tarafından da 4.7.1991 tarihinde iş akdi feshedilmiştir.
Bankanın fesih kararında; ..istihbarat yapmadan ve ibraz edilen belgelerin doğruluğu araştırılmadan 31 kişiye ihtiyaç kredisi kullandırılmak suretiyle kullandırılan 419 milyon liralık kredinin geri intikalinin imkansız kalması müdür yardımcısı Zekai mevzuat ve talimatlara aykırı şekilde 358 milyon liralık taksitli ihtiyaç kredisi kullandırılmasına kayıtsız kalınması, 14.3.1990-14.12.1990 tarihleri arasında kredi risk kalamozası tutulmasını ve risklerin sağlıklı bir şekilde izlenmesini sağlamamak, senetleri pulsuz olarak işleme almak, pul parası olarak ve müşterilerden fazla olarak tahsil edilen 6.753.351 TL.yi bazı müşterilerin borçlarını ödemede kullanmak, istihbarat yapmadan ve aralarında çek kullanma yasağı bulunan 6 kişide dahil olmak üzere mevzuat hükümlerine aykırı olarak 128 kişiye çek karnesi vermek, karşılıksız çıkan 694 çekle ilgili olarak T.C.Merkez Bankasına bildirimde, düzeltme hakkı bulunmayan 128 kişiyle ilgili olarak da Cumhuriyet Savcılıklarına ihbarda bulunmadığı... belirtilerek Personel yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince Ayfer işten çıkarma cezası ile tecziyesine karar verilmiştir.
Mahkeme delilleri toplamış ve bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.
Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda özetle ...Ayfer gerekli tecrübeyi kazanmadan Gelibolu'dan İstanbul Bahçelievler Şubesi gibi hareketli bir şubeye atamak ve yanına muteber elemanlar vermemek suretiyle bankanın sorumlu olduğu ve davacının çalışmalarında suistimal yapmadığı... belirtilerek tüm sorumluluk bankada kabul edilmek suretiyle feshin haksız olduğu kanaatine varılmıştır.
Banka Teftiş Kurulunun hazırlamış olduğu rapor ve tesbitler ve diğer yazılı kanıtlar tartışılmadan bazı indi düşüncelerle hazırlanmış olan bilirkişi kurul raporuna dayanılmak suretiyle feshin haksız olduğuna karar verilmesi hatalıdır.
Yine mahkemece davalı ve karşı davacı bankanın açmış olduğu dava hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmemesi de yerinde değildir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy