(1475 S. K. m. 13, 14, 42, 49)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı yıllık ücretli izin parası, hafta ve bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İddia, savunma ve dosya içeriğine göre, davacı işçinin 18.10.1994 tarihinde mevsim sonu itibariyle sözleşmesinin askıya alındığı anlaşılmaktadır.
Davacıya yeni mevsim dolayısıyla 13.7.1995 tarihinde işe başlaması için iadeli taahhütlü mektupla tebligat yapılmış, mektup 18.7.1995 de ulaşmıştır. Hernekadar davacı işçi kendisine mektubun ulaşmadığını ileri sürmüş ise de, dosya içeriğinden bunun gerçekleştiği görülmektedir.
Gerçekten davacıda kendisinin aslında elektrikçi olduğunu mevsimlik işçi durumunda bulunmadığını da söyleyerek dolaylı yoldan bu tebligatın kendisine yapıldığı sonucuna varılmalıdır. Öte yandan askıya alınma olgusu gerçek olarak ortada bulunduğuna göre artık mevsimlik işçi olmadığı yolundaki iddiaya itibar edilmesi bilirkişi raporundaki açıklamalarda da 1991 yılında 220 gün, 1992 yılında 164 gün, 1993 yılında 259 gün, 1994 yılında da 129 gün çalıştığı belirtilmektedir.
Bu çalışma süreleri davacının mevsimlik işçi olduğunun kabulü için yeterlidir. Bu durumda yeni iş mevsiminde davete icabet etmeyen davacı işçinin, devamsızlık yeni işyerine gitmemek suretiyle sözleşmesini feshettiği sonucuna varılarak kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy