(1475 S. K. m. 13, 14, 26)
Dava : Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ücret alacağı ile Cumhuriyet Bayramı ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de, HUMK.nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar : 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının dava konusu yaptığı alacaklarının hesabı sırasında bilirkişi tarafından işyeri kayıtları ve tanık beyanlarına itibar edilerek iki ayrı hesaplama yöntemi belirlenmiştir. Mahkemece tanık beyanlarına itibar edilerek davacının isteği doğrultusunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurmuşsa da, davacı tarafından dinletilen tanıkların aynı mahiyette davalı işveren aleyhine dava açan kişiler olduğu, davanın sonucundan menfaatleri bulunduğu, anlaşıldığından bu tanık beyanlarına itibar olunarak hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece; yapılacak iş davacının imzası bulunan ücret bordrolarına göre yapılan hesaplamaya değer verilerek hüküm kurmaktan ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy