(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, kötü niyet ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi daha önce çalışması nedeni ile davalı işverene karşı işçilik hakları istemi ile dava açtıktan sonra işyerine tekrar alınmış ve çalışması devam ederken önceki davayı müracaata bırakmıştır. 22.6.1994 tarihinde davayı yenilemesi üzerine 6.7.1994 tarihinde sözleşmesi işveren tarafından fesh edilmiştir. Davacı işçi, olayların akışı itibariyle davayı yenilememesi için kendisine işveren tarafından baskı yapıldığı, fakat yenilendikten sonra işine son verildiği böylece feshin kötü niyete dayandığını ileri sürerek kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece olayda kötü niyet gerçekleşmediği kabul edilerek ihbar tazminatının hüküm altına alınması ile yetinilmiştir.
Davacı tanıkları verdikleri ayrıntılı ifadelerle iddiayı doğrulamışlardır. Davalı ise bu konuda herhangi bir delil ibraz etmiş değildir. Olayların akışından ve davanın yenilenmesinden kısa bir süre sonra fesih gerçekleştirildiğinden dolayı kötü niyetin varlığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş ihbar tazminatının yerine bunun üç katı tutarındaki kötü niyet tazminatına karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy