(3095 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de, HUMK.'nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı işçi 6.1.1996 fesih tarihinden 6.9.1997 tarihine kadar kıdem tazminatı için geçmiş günler faizi konusunda da icra takibine başvurmuş takip talebinde faiz miktarı olarak 102.212.000 TL göstermiştir. Ancak mahkeme herhangi bir araştırma yapmadan ve bilirkişiye başvurmadan talep gibi 102.212.000 TL üzerinden hüküm kurmuştur. Bunun denetimi mümkün değildir. Hesabın ne şekilde yapıldığı açıklanmalıdır. Öte yandan geçmiş günler faizi söz konusu olduğuna göre 26.8.1997 takip tarihi dikkate alınmalıdır. Bu tarihten sonraki 6.9.1997 gününe kadar hesaplama yapılması hatalıdır.
3 - Takip tarihinden sonraki dönem için kıdem tazminatı ile geçmiş günler faizinden oluşan miktara faiz yürütülmesi de doğru değildir. Faiz dışındaki asıl alacak için faiz yürütülmelidir. Bunun için de oran belirtilmeksizin mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesi şeklinde hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 20.01.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy