(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ücret alacağı, kömür parası, ikramiye, yıllık izin ücreti ile fazla çalışma ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava dilekçesinde davacı davalı işverenin haklı bir neden göstermeden işine son verdiğini ileri sürmüştür. Dinlenen bir davacı tanığı işyerinde çalışmamakta davacının komşusu olduğunu söyleyerek duyguya müstenit ifade vermiştir. Diğer davacı tanığı ise ifadesine göre fesih sırasında işyerinde çalışmakta olup işçi azaltılması yoluna gidildiği için davacının işine son verildiğini belirtmiştir. Davalı tanıkları ise birbiriyle tutarlı olarak verdikleri ifadelerde davacının bir işçi ile kavga etmesi üzerine işyerinden ayrıldığını işten çıkartılmadığını açıklamışlardır.
Bölge Çalışma Müdürlüğünce konu ile ilgili yapılan soruşturma sonucunda davacı işçinin haklı bir neden olmadan işyerini terk ettiği tesbit edilmiştir. Bu tesbit ve davalı tanıklarının ifadeleri akdin terkle sonuçlandığı kanaatini uyandırmaktadır. Öte yandan davacı tanıklarından işyerinde çalışmış olanı davacının üzerinde durmadığı işçi azaltılması olgusuna değinmiştir. Bu beyanın samimi olduğu sonucuna varılamaz. Diğer davacı tanığı ise işyerinin yabancısıdır. Görgüye müstenit bir bilgisi de yoktur. Bu delil durumuna göre davacının işyerini haklı bir neden olmadan terk ettiği sonucuna varılarak ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir. Yazılı şekilde bu isteklerin hüküm altına alınması dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 23.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy