(1475 S. K. m. 16, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş akdinin davalı işverence haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davayı kabul etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle davacı tanıklarının anlatımlarına göre davacı kendisine görevi olmayan işlerin verildiğini ileri sürerek işyerini terk etmiş bulunmaktadır. Ne var ki davacı işini terk etmekte haklı olduğunu kanıtlayamamıştır. Gerçekten davacının ifa ettiği hizmetler işverenle yapmış olduğu sözleşmede belirtilmiş olup, yapmaktan çekindiği veya istemediği işler sözleşmede belirtilen hizmetlerin kapsamına girmektedir. Bu durumda davacı haklı bir neden olmadan işini terk etmiş olmakla iş akdini bizzat kendisi feshetmiştir. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı almaya hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece aksine görüşle davayı kabul etmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 24.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy