(1475 S. K. m. 14, 16, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile maaş alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dosyadaki bilgilere ve mahkemenin de kabulüne göre davacının ücret ödenmemesi nedeniyle hizmet sözleşmesini kendisi feshettiği belli olduğu halde ihbar tazminatının hüküm altına alınması hatalıdır. Gerçekten 1475 sayılı İş Kanununun 16 ve 17 maddelerine göre haklı nedenle de olsa sözleşmeyi fesheden taraf ihbar tazminatı isteyemez. Buna rağmen bu tazminatın da hüküm altına alınması hatalıdır.
3 - Kıdem tazminatı ve ücret alacağı hesaplanırken toplu iş sözleşmesinde yürürlük başlangıç tarihi ile imza tarihi arasında hizmet sözleşmesini haklı olarak fesheden işçilerin toplu iş sözleşmesinden yararlandırılacağına dair aylık bir kural olmadığı halde yararlandırılmış olması Dairemizin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan da geçen kararlık kazanmış uygulamasına aykırıdır.
Öte yandan fesih tarihindeki kıdem tazminatı tavanının da aşılmış olması 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinin on üçüncü fıkrasına aykırılık oluşturur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 05.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy