(1475 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının, yolsuzluk iddiası ile ilgili davranışları konusunda 30.9.1994 tarihli disiplin kurulu kararı 13.10.1994 tarihinde feshe yetkili yönetim kurulunun önüne gelmiş ve aynı gün sözleşmesi feshedilmiştir. Bu bakımdan 1475 sayılı İş Kanununun 18. maddesine göre; 6 iş günlük sürenin geçtiği biçimindeki değerlendirme hatalıdır. Hak düşürücü sürenin disiplin kurulu karar tarihinden başlatılması davalı bankanın personel yönetmeliğine ve kararlılık kazanmış uygulama ile çelişki oluşturur. İşin esasına gelince:
Davacının işçinin banka ile iş ilişkisi bulunan dava dışı bir üçüncü kişi ile mali sıkıntısını gidermek amacıyla onun evini satın aldığı onunla birlikte ticari alışverişlere girdiği birlikte kömür alıp sattıkları anlaşılmaktadır ki, davacının bu tür davranışları 1475 sayılı İş Kanununun 17/II-d maddesindeki doğruluk ve bağlılığa uymayan hali oluşturur. Bu durum davalı işverenin hizmet sözleşmesini haklı olarak feshetme yetkisini verir. Davalı da somut olayda bu yetkisini kullanmıştır. Bu maddi ve hukuki olgulara göre ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy