(2822 S. K. m. 7)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla çalışma parası, ikramiye, ücret ve sosyal haklar alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Davacı, bir kısım işçilik haklarının ödenmediğini ödenmesini isteyince davalı işveren tarafından sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatları ile birlikte diğer işçilik haklarını istemiştir.
Davalı ise, davacının mevsimlik işçi olduğunu mevsim sonu itibari ile işyerinde çalışmanın durdurulduğunu, davacının herhangi bir hakkının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, işyerinin bakıma alındığı ve bakım sonunda da davacının işe gelmeyip dava açtığı yolundaki bilirkişi raporuna dayanılarak istekleri reddedilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, duruşma sırasında okunan bilirkişi raporuna davacının bir diyeceği olmadığı yani raporu kabul ediyorum şeklindeki açıklamasına dayanılamaz. Hakların bulunmadığı belirtilmiş, diğer bölümünde ise hesaplar yapılmıştır. Bu bakımdan davacının açıklaması yetersizdir. Öte yandan dinlenen davalı işyerini bakıma aldığını savunmamış, tanıkları bundan söz ederek davacının da mevsimlik işçi olduğunu, mevsim sonu itibari ile sözleşmenin askıya alındığını açıklamışlardır. Özellikle belirtmek gerekir ki, işyerinin bakıma alınması gibi önemli bir olay söz konusu ise bunun davalı tarafından belgelerle ispat edilmesi gerekir. Dosya içinde bu konu ile ilgili ne bir duyuru ne de bir tebligat vardır. Bütün bunlara karşı davacı tanıkları davacının mevsimlik bir işçi olmadığını ateşçi olarak devamlı çalıştığını da kesin bir biçimde belirtmişlerdir. Bundan başka fesih tarihi itibari ile davacının gerçekleşmiş bayram günleri çalışması karşılığı alacağı bulunduğu da mahkemenin hüküm altına alması ile ortaya çıkmıştır. Bu maddi ve hukuki olgulara göre sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi haklarını istemesi üzerine işveren tarafından işine son verildiğinin kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatlarının hüküm altına alınması gerekir.
2 - Her ne kadar fesih tarihinde bir TİS'i yürürlükte değil ise de daha önce TİS'i var ise ve o sözleşmede ikramiye de verildiği takdirde sona eren sözleşmenin normatif hüküm olarak devam edip etmediği, devam ettiği takdirde davacı işçinin sendikaya üyeliği itibari ile sözleşmeden yararlanabilecek durumda bulunup bulunmadığı da araştırılarak ikramiye alacağı hakkında da hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu konudaki inceleme de hüküm vermeye yeterli değildir.
3 - Davacı işçinin fesih tarihine göre gerçekleşmiş ücret alacağının bulunduğunun izlenimi uyanmaktadır. Son ayın veya belli bir süresine ait ücretin ödendiğinin isbatı işverene aittir. Mahkemece ödeme belgesi bulunup bulunmadığı davalı işverenden sorularak yoksa gerçekleşen ücret alacağına da karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, 22.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy