(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma parası ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kendisine yüksek ücret ödendiği halde bordrolarda düşük ücret gösterildiğini bu nedenle hizmet sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile 1996/Mart ayı ücret alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı işe devamsızlıktan dolayı sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacı tanıklarına itibar edilerek istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
İddia ve savunmanın ne dereceye kadar gerçeğe uygun olduğunu tespit edebilmek için öncelikle fesihten önceki işyerine ait bordroların celp edilerek bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Şayet bu bordrolarda davacının imzası var ise bordroya itibar edilmek gerekir. Böyle bir durumda davacının haklı olarak sözleşmeyi feshettiğinden söz edilemez ve bunun sonucu olarak da kıdem tazminatına hak kazanamaz. Bu durumda bordrodaki ücret üzerinden 1996/Mart ayı ücretine hükmedilmekle yetinilmelidir.
Aksi takdirde yani bordrolarda imzaların bulunmadığı ya da bordrolar verilmediği takdirde şimdiki gibi hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde isteklerin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, 15.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy