(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davalı işverence düzenlenen kıdem tazminatı tahakkuk belgesi dikkate alınarak takip talebindeki fark kıdem tazminatı esas alınmış ise de; anılan belgede kesintilerde bulunmakta olup fark kıdem tazminatı miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır. Aynı şekilde geçmiş günler faizi olarak belirtilen miktarında olduğu gibi kabul edilmesi doğru değildir.
Bu durumda öncelikle fark kıdem tazminatı miktarı tesbit ettirilmeli ve o miktara göre kıdem tazminatı faizi de belirlenmelidir. Bu belirlenecek miktarların esas alınması gerekirken takip talebinde belirtilen miktarlara göre hüküm kurulması hatalıdır.
3- Gerek faiz alacağı ve gerek fark kıdem tazminatı miktarı yargılamayı gerektirdiğine göre % 40 icra inkar tazminatının hüküm altına alınması doğru değildir.
4- Takip talebinde fark kıdem tazminatı ve geçmiş günler faizi toplam olarak gösterildikten sonra her iki kaleme de mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması için talepte bulunulmuştur. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre faize faiz yürütülemez. Bu hususun da hükümde dikkate alınmaması ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 18.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy