(2821 S. K. m. 5, 34, 35)
Dava: Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına Avukat N. K. ile B. Sendikası adına Avukat T. K. aralarındaki dava hakkında Mersin İş Mahkemesinden verilen 11.3.1997 günlü ve 214-83 sayılı hüküm davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işveren işçi sayısında azalma olduğunu ileri sürerek, işyeri temsilci sayısının yeniden düzenlenmesini istemiş, mahkemece istek kabul edilmiş ve karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Sendikalar Kanununun 34. maddesine göre temsilci atama hakkına sahip olan sendika, işyerindeki işçi sayısı elliye kadarsa bir, ellibir ile yüz arasında ise iki, yüzbir ile beşyüz arasında ise üç, beşyüzbir ile bin arasında ise dört, binbir ile ikibin arasında ise altı, ikibinden fazla ise sekiz temsilci atayarak onbeş gün içinde işverene bildirecektir. Bu sayılar yasada en çok sayılar olarak düzenlendiğinden sendikanın bu rakamları aşmamak üzere atayacağı temsilci sayısını istediği gibi belirleyebileceği tartışmasızdır. Yine yasaya göre atanacak temsilci sayısının belirlenmesinde işyerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin kesinleştiği anda çalışan tüm işçiler dikkate alınacaktır.
Yukarıda belirtilen yasa maddesinin temsilci sayısını tespit eden hükmünün emredici nitelik taşıdığı ve işçi sayısında sonradan meydana gelecek artışın yeni temsilci atanmasına imkan vermediği açıktır.
Ancak, işçi sayısında sonradan meydana gelecek azalmanın işyeri temsilci sayısını etkileyip etkilemeyeceği ayrı bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.
Sendikalar Yasasının 35. maddesinde, işyeri sendika temsilcileri olarak atanan kişilerin görevinin sendikanın yetkisi süresince devam edeceği belirtilmektedir. Baştan itibaren bir defa yasaya uygun sayıda temsilci atandıktan sonra işçi sayısındaki azalma göz önüne alınamaz, yasa koyucunun sendika temsilcisinin görevinin yetki süresince devam edeceği şeklindeki düzenlemesinin gerçek amacı, temsilci sayısının yetki süresince aynı kalacağıdır. Tabiatıyla temsilciyi atamak görevi sendikaya aittir. Ancak ölüm, işyerinden ayrılma, temsilcinin görevinden istifa veya Sendikalar Yasasının 5. maddesinde belirtildiği gibi temsilcilik süresi içinde temsilci seçilebilmeyi engelleyen bir durumun ortaya çıkması halinde de temsilcilik görevi kendiliğinden sona ereceği gibi sendikada atadığı temsilciyi görevinden alabilir. Ancak bu durumlarda da sendika yeni temsilci atayabilecektir. Yasa koyucu temsilci sayısından bahsetmektedir. Yasanın hiçbir hükmünde işçi sayısının azalmasının veya bir temsilcinin, temsil sıfatının sona ermesi hallerinde temsilci sayısının azalacağı hükme bağlanmamıştır. İşçi Sendikası yetki tespitinin kesinleştiği anda yasal olarak belli sayıda temsilci atamaya hak kazanmış olup, bu hakkı yetkisi süresince devam edecek ve toplu iş sözleşmesinin sona erip yeni toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yeniden yetki alıp bu yetkisinin kesinleştiği ana kadar aynı sayıda temsilciyle temsil edileceği ancak, yeni toplu iş sözleşmesi dönemi için yeniden temsilci sayısının belirlenmesi gerektiği şeklinde yasa koyucunun düzenleme yaptığı açıktır.
Davalı sendika ile davacı Belediye Başkanlığı arasında bağıtlanmış olan toplu iş sözleşmesinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca sendikanın yetkisine yönelik bir itiraz da getirilmemiştir. Bu durumda sendika tarafından atanan temsilcinin görevi, sendikanın yetkisi süresince devam edeceğinden, işçi sayısında azalma olduğu gerekçeyle temsilcilerin görevlerinin sona erdirilmesine yol açacak şekilde temsilci sayısında azaltma yapılması şeklinde karar verilmesi yasa hükümlerine aykırı olduğundan mahkemece kararın bu yönden bozulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.5.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy