(2821 S. K. m. 16)
Dava: Davacı, fazla çalışma parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı 23.6.1995 tarihli esas defterinin 1995/1836 sırasına kayıtlı dava dilekçesiyle 5 yıla ait yanğın mevsiminde ödenmeyen günlük üç saatlik fazla mesai ücreti 5.000.000 TL nin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıdan istemiş 29.12.1995 tarihli kısa kararda davacının sendika üyesi olmadığından "Sendikanın bu kişi adına dava açma yetkisi bulunmadığından ehliyet yönünden davanın reddine" denildiği halde mahkemenin 1995/3955 sayılı gerekçeli kararında davanın kabulüne "karar verildiği kararın temyizi üzerine dairemizce kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki nedeniyle verilen bozma kararı üzerine mahkemece bozmaya uyularak 25.12.1997 tarihli 1997/961-1196 sayılı kararında davacının sendika üyesi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilip temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece 23.6.1995 tarihli aynıdava dilekçesi üzerine davacının aynı talepleri aynı dönem için kabul edilmiş ve 29.12.1995 tarihli E.No 1936, K.No 3955 sayılı karar seri dosyalar içerisinde dairemizce onanmış isede 1995/3955 sayı ile karara bağlanan 2 dosyanın aynı tarihte birinin kabul diğerinin ise red olarak sonuçlanması Hukuken mümkün değildir. Böyle bir durumda kesin hükümden ve tarafları bağlayıcılığından söz edilemez. Bu durumda sendika üyesi olmadığı 25.12.1997 tarihli 1997/961-1196 sayılı mahkeme kararıyla kesinleşen davacının ilk davasının sendika tarafından açılamayacağı anlaşıldığından aynı gerekçe ile iş bu ek davanın da reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.5.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy