(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi işyerinde çalışırken nöbetçi olduğu gece işveren ve işyeri yetkilisi tarafından işyerinde yapılan aramalara rağmen bulunamadığı, daha sonra da dışardan işyerine telefon edilerek bekçinin görevi başında olup olmadığı kontrol edilmek istendiği ancak kendisi ile yine irtibat sağlanamadığı, dinlenen davalı tanıkları ve düzenlenen tutanak içeriğinden anlaşılmaktadır. Ertesi gün tutanak düzenlenirken o gece uyuduğunu ve bundan dolayı özür dilediğini de söylediği ancak bu kabulünü imzalamaktan çekindiği tutanakta belirtilmiştir.Bu delil durumu karşısında davacı tanıklarının onun işbaşında bulunduğunu ve görevini yaptığını belirtmelerine itibar edilmesi olanağı yoktur.
Bu durumda davalı işverenin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinin kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.09.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)