(1475 S. K. m. 17/II-d )
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;
Karar: Davacı onbeş arkadış ile aylık ücretlerini aldıktan sonra ödenen miktarı az bularak soyunma odasına gidip bir süre işveren ve sendikanın davranışlarına karşı bir tutum içine girdikleri sonra da işbaşı yapmayıp evlerine gittikleri, ertesi günü işyerlerine döndüklerinde yaptıkları işten pişmanlık duyarak işyeri yetkililerinden özür diledikleri, bu davranışları üzerine davalı işveren tarafından hizmet sözleşmelerinin feshedildiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi mahkemenin de kabulündedir. Buna rağmen mahkemece olayın direniş anlam ve kapsamında olmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle feshin haksız olduğu sonucuna varılarak ihbar ve kıdem tazminatlarına karar verilmiştir.
Olay işleniş şekli itibariyle 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17/II-d maddesinde öngörülen doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olarak nitelendirilmelidir. İşçinin ücretinin artırılmamış olması halinde İş Kanunu ve mevzuatı çerçevesinde usulüne uygun biçimde yazılı ve sözlü biçimde başvurularda bulunarak sonuç alınması ve iş barışının bozulmamasına özen gösterilmesi gerekir. Bu yola gidilmeksizin çok sayıda işçinin toplanarak yukarıda açıklandığı şekilde işbaşı yapmayıp, işyerinden ayrılmalarının, işverenin güvenini bozucu bir hali oluşturacağı kuşkusuzdur. Böyle olunca ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 8.7.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy