(2821 S. K. m. 25) (5521 S. K. m. 5)
Dava: F. E. adına Avukat A. D. ile H. Sendikası adına Avukat S. K. aralarındaki dava hakkında Gölcük Asliye Hukuk Hakimliğinden İş Mahkemesi sıfatıyla verilen 17.3.1998 günlü ve 785/96 sayılı hüküm, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı işçi üyesi bulunduğu Sendika Genel Merkez Disiplin Kurulunca hakkında verilen geçici üyelikten ihraç kararının iptali istemiyle işini yaptığı işyeri için yetkili Gölcük İş Mahkemesinde dava açmış mahkemece yapılan yargılama sonunda ise, yetkili mahkemenin sendika merkezinin bulunduğu Ankara İş Mahkemesinin olduğu vurgulanarak davanın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar vermiştir.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun ilgili maddelerinde üyelikten ihraç kararına karşı açılan iptal davaları konusunda yetkili mahkemeyi göstererek özel bir hükme yer verilmemiştir. Bu durumda 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinin dikkate alınarak sorunun çözümlenmesi gerekmektedir. Gerçekten anılan madde de " İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir..."denilmektedir. Bu yetki kuralları işçiyi koruyucu kurallar olup kamu düzeniyle ilgilidir. Ve ayrıca kapsamlı bir içeriğe sahiptir. Üyelik konusunda da işçinin bir başka deyişle sendika üyesinin hakkına kavuşturulabilmesi için en seri en az masraf ve en kolay şekilde düzenlemeler ihtiyacı sonucu anılan kurallara yer verilmiş olmaktadır. Böyle olunca Gölcük İş Mahkemesinin bu davada yetkili olduğunun kabulüne karar vermek gerekir ve işin esası da bunun sonucu olarak incelemeye alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.9.1998 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacının sendika üyeliğinden geçici olarak uzaklaştırılması işlemini yapan davalı Sendika Genel Merkezinin bulunduğu yer Ankara'dır. Sendikalar Kanununun 25/3. maddesinde sendika üyeliğinden çıkarılma kararının sendika genel kurulunca verileceği hükme bağlanmış ise de, üyelikten geçici uzaklaştırma işlemi ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Anılan düzenlemede çıkarma kararına karşı üye yanında işyerinin bağlı bulunduğu bölge çalışma müdürlüğüne de mahalli mahkemede dava açma yetkisine yer verilmiştir.
Olayımızda sendika üyeliğinden geçici uzaklaştırma, işlemini yapan Sendika Genel Merkezinin kararına karşı 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi olan Ankara İş Mahkemesi yetkilidir. Zira, işyeri mahkemesini de yetkili kılan anılan hüküm işlemi yapan yeri de yetkili kılmaya yol açan bir düzenleme olup salt işçinin korunması amacıyla yapılmamıştır. İşverenin ikametgahının bulunduğu yer yanında işveren vekillerinin de mahkemeye gelebilecekleri işyeri mahkemesi yetkili sayılarak işçi-işveren arasındaki çıkar dengesi gözetilmiştir. Kamu düzeni amacıyla bu iki yer mahkemesi dışında işçinin ikametgahı mahkemesi yetki sözleşmesi yoluyla da yetkili kılınamaz. Bu durumda yerel mahkemenin yetkisizlik kararının onanması düşüncesi ile çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy