(2821 S. K. m. 5, 9)
Dava: İ. A. adına Avukat R. K. ile Türkiye E. İşçileri Sendikası adına Avukat H. E. aralarındaki dava hakkında Ankara 8. İş Mahkemesinden verilen 2.7.1998 günlü ve 619-444 sayılı hüküm davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 10.09.1998 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
2821 sayılı Sendikalar Yasasının kurucularda aranacak nitelikler" başlıklı 5. maddesinde, sendika kurucusu olabilmek için kamu hizmetlerinden mahrum edilmemiş bulunmak veya herhangi bir suçtan dolayı ağır hapis cezasına hüküm giymemiş bulunmanın sendika kurucularında ve aynı yasanın 9. maddesine göre yöneticilerinde aranılacak nitelikler olduğu belirtilmiştir.
Davacı İ. A. adam öldürmek sucundan T.C.K.nun 450/4. ve 452/1. madde ve fıkraları gereğince altı sene 3 ay ağır hapis cezasına mahkum olmuş ve hakkında T.C.K.nun 31. ve 33. maddelerinin de uygulamasına karar verilmiştir.
Davacı daha sonra görevli ve yetkili mahkemeye başvurarak memnu haklarının iadesi yönünde karar almıştır.
Sorun bu şekildeki bir kararın Sendikalar Yasasının 5. ve 9. maddelerinde öngörülen ağır hapis cezasına hüküm giymiş olma durumunu da ortadan kaldırıp kaldırmadığıdır.
Memnu hakların aidesi ile ilgili karar ancak T.C.K.nun 31. maddesinde öngörülen kısıtlamaları ortadan kaldırır.
TCK. nun 121. maddesinde, amme hizmetlerinden memnuiyet ve ceza mahkumiyetinden kaynaklanan ademi ehliyet cezalarının memnu hakların iadesi yoluyla giderileceği belirtilmekle, memnu hakların iadesi sadece TCK. nun 31. maddesinde öngörülen kısıtlamaları ortadan kaldırıcı nitelikte olup, kesinleşen ve affa da uğramayan bir ağır hapis cezasını yok hükmünde sayacak hukuki sonuç doğuramaz.
Sendikalar Yasasının 5. maddesi kamu hizmetlerinden mahrum edilmemiş olma ile ağır hapis cezasına hüküm giymeyi ayrı ayrı düzenlemiştir. Kamu hizmetlerinden yasaklanma ortadan kaldırılsa bile ağır hapis cezası ve sabıka kaydı ortada durmaktadır. Ortada bir af durumu da bulunmamakta ve Sendikalar Yasasının 5. maddesinde öngörülen ağır hapis cezasına hüküm giymiş olma durumu varlığını sürdürmektedir. Memnu hakların iadesi af niteliğinde olmadığından suç ve cezasını ortadan kaldırıcı nitelikte değildir. Yasa ayrıca seçilecek kişinin geçmişinde ağır hapis cezasının bulunmamasını emredici koşul olarak aramaktadır. Konuya salt ceza hukuku açısından değil iş hukuku ve sendikalar yasası açısından yaklaşılması gerekir. Yasa koyucu sendikaların sosyal hayatta ki etkinliklerini gözeterek düzenleyici ve emredici kurallar getirerek sendika yöneticiliğine verdiği önemi koyduğu hükümlerle sağlamaya çalışmış olup, bu kuralların yorum suretiyle uygulanabilirliğini ortadan kaldırma yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğinden onama kararına katılamıyorum. Kararın bozulması görüşündeyim.
KARŞI OY YAZISI
Davacının davalı sendika 2. Nolu Şube Denetim Kurulu üyesi olmadan önce 6 yıl 3 ay ağır hapis cezasına mahkum olduğu uyuşmazlık dışıdır. Kamu hizmetlerinden yasaklama kararının sendika yöneticiliğinden önce kaldırılmış olması davacının ağır hapis cezasını ortadan kaldırmaz. Bu durumda davacının Sendikalar Kanununun 5. maddesinde gösterilen sendika kuruculuk şartlarını taşımaması nedeniyle davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olduğu düşüncesiyle çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy