(1475 S. K. m. 17/3, 13, 14)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi davalı Bakanlığa ait işyerinde çalışırken bu işyerinin dışında işlediği PKK ile bağlantılı suçtan dolayı yargılanıp mahkum edildiği dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı işçi bu suçtan dolayı devamsızlığı sonucu hizmet sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı da istemiş ve mahkemece bu isteği hüküm altına alınmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, işyeri dışında işlenen bir suç nedeniyle devamsızlıktan dolayı bir işçinin hizmet sözleşmesinin feshi halinde kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği görüşü İK´nun 17/III Maddesi kapsamında düşünülerek içtihatlarla kabul edilmişse de, bu içtihadın bölücü PKK eylemlerine katılan işçilere de teşmili yoluna gidilemez. Somut olayda davalı işveren Devletin bir organı durumunda olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığıdır. Devlet kendisine karşı bölücülük yapan anarşist bir kişiyi çalıştıramayacağı gibi, mahkum olan böyle bir kişiye tazminat ödemek zorunda bulunmaksızın sözleşmesini feshedebilir. İşyerinde uygulanmakta olan 01.03.1993- 28.02.1995 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin 14/6.maddesinde bu tür suçlardan hüküm giyenlerin cezasının ertelenmesi, paraya çevrilmesi veya affa uğramış olması halinde dahi tekrar işe alınmayacaklarına yer vermekle bu tür suçlar için özel bir düzenleme öngörülmüştür.
İçtihatların bu tür olaylara da genişletilmesi sonucu mahkemece yazılı şekilde isteğin hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 09.11.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy