(1475 S. K. m. 49, 52)
Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem farkı, ücret farkı, izin ücreti, ikramiye ile ayni ve sosyal haklar alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.12.1996 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat I. H. Savaşer ile karşı taraf adına Avukat Ö. Karatay geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi yıllık ücretli izin hakkının kullanılmaması nedeniyle hizmet akdinin feshinden dolayı karşılığı alacağın tahsili talebinde bulunmuştur. Mahkemece çalışma süresine göre kullandırılmayan izin süresi tesbit edilmiş olup, bunun isabetsiz bir yönü yoktur. Sorun daha önce tarafların rızası ile kullandırılmış olan, 12 günden az ücretli izin sürelerinin hesaplamada mahsup edilip edilmemesi konusunda toplanmaktadır. Mahkemece 1475 Sayılı İş Kanunu 52. maddesinin ancak 49 uncu maddenin (b), (c) fıkralarında gösterilen izin süreleri tarafların rızası ile, bir bölümü 12 günden aşağı olmamak üzere, ikiye bölünebilir. şeklindeki üçüncü fıkrası esas kanunun 49. maddesinin (b), (c) fıkraları uyarınca daha önce kullandığı kısa süreli ücretli izinleri cihetine gidilmemiştir. Anılan maddelerin birlikte daha önce tarafların anlaşarak kullandırılmış olan, sürelerinin mahsup edilmemesi gerekeceği sonucuna taraflar anlaşmış ve ücreti de ödemek suretiyle izin kullanmış, o takdirde bu sürelerin gerçekleşen alınarak, aynı davacı iş çinin mahsup etme incelenmesinden ücretli izin varılamaz. Mademki işçi kısada olsa ücretli izin alacağından düşülmesi gerekir. Aksi halde işçi mükerrer bir yararlanma imkanına sahip olur ki, böyle bir durum işçi- işveren ilişkisi kapsamındaki dengeyi ve sonucu itibariyle de, iş barışını bozar. O halde mahsup yapılmak üzere karar bozulmalıdır. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması da bu doğrultudadır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy