(1475 S. K. m. 41) (743 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, ara dinlenme alacağı, tatil yevmiyesi ile hafta tatili ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının çalıştığı işyerinde vardiyalı sistem uygulanmakta olup 28.11.1995 tarihinde imzalanan 1.3.1995-28.2.1997 yürürlük süreli Toplu İş Sözleşmesinin 61/c maddesinde işçilerin ara dinlenmelerinin iş süresinden sayılmayacağı açıklandıktan sonra vardiyalı işçilerin ara dinlenmelerini iş yerinde geçirecekleri, bu işçilerin görev yerinde geçirdikleri ara dinlenmeleri için bir saatlik normal çalışma ücreti %150 arttırılmak sureti ile idarece ödemede bulunulacağı kurala bağlanmıştır.
Davacı işçi bu ara dinlenme için alacak isteminde bulunmakta olup dairemizin aynı konudaki bir kararına da dayanılarak istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı işçiye ait şahsi sicil dosyası getirtilmiş olmakla birlikte dosya içerisinde bulunmamaktadır. Davacının işyerinde aşçı mı, kalorifercimi bekçimi yoksa başka bir sıfatla mı çalıştığı kesin olarak anlaşılamamaktadır. Gerek önceki Toplu İş Sözleşmesi dönemi içinde Ocak 1997 ayında ve gerek bu son 6. dönem Toplu İş Sözleşmesi süresi içinde Haziran 1995 ayında davalı işveren genelgeler çıkartarak vardiyalı işçilerin ara dinlenmelerini işyerinde geçirmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını ilgili ünite yetkililerinden istemiştir. Önceki genelgelerde bekçilerin bu kuralın dışında tutulması da ayrıca açıklanmıştır. Bu önlemin alınmasına neden olarak da ülkenin ve işletmenin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz gösterilmiştir.
Anılan Toplu İş Sözleşmesi ve genelgeler karşısında çözümlenmesi gereken sorun vardiyalı olarak çalışan davacı işçinin ara dinlenmesini işyerinde davalının isteği ile geçirip geçirmediğinin belirlenmesi ile ilgilidir. Şayet işçi bu genelgelere rağmen kendi isteği ile ara dinlenmesinde işyerinde kalmış ise Toplu İş Sözleşmesinin 61. maddesine dayanarak istekte bulunamaz. Ancak aksi halde bulunabilir. Bununda isabetli bir biçimde tespit edilebilmesi için işyeri kayıtlarının şahsi sicil dosyası ile birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulması icap eder. Yine ayrıca belirtmek gerekir ki burada ispat külfeti davacı işçiye düşer. Değerlendirmede bu nokta üzerinde dikkatle durulmalıdır.
Şayet davacı işçi bekçi ise görevi gereği ve genelgeler dikkate alınmak sureti ile ara dinlenme ücretine hak kazanır. Dairemizin önceki bozma kararı o, dosya içeriğine göre verilmiş olup bu açıklamalar dikkate alınarak karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy