(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalı Şeker Fabrikasında çalışırken emekli olduğunu fakat kıdem tazminatı hesabında borçlandığı muvazzaf askerlik süresinin dikkate alınmadığını ileri sürerek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş ve mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı fabrikada, devlet hissesinin %10 olup, 468 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanununun 4. maddesi kapsamı dışında kaldığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu açıklamalara göre, 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinin bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4. maddesinde sayılan kurumları kapsar. kuralına davalı Şeker Fabrikası AŞ. ne uygulanma yerinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.12.1985 gün ve 417-1188 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Konya Kütahya, Adapazarı, Amasya, Şeker Fabrikaları Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ. nin iştirakiyle kurulan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır. Anılan fabrikaların dışında kalan diğerleri ise genel müdürlüğe doğrudan doğruya bağlı müdürlükler eliyle işletilen tüzel kişiliği bulunmayan işyerleridir. Bir başka deyimle bu sonuncu gruba giren yerler tüzel kişiliğe sahip ve sermayeleriyle sınırlı sorumlulukları olan kuruluşlar haline dönüştürülmemişlerdir. Her iki gruba giren fabrikaların etüt ve projelerinin hazırlanması, bunların tesis ve idare esasları teknolojik araştırma ve geliştirme etütlerinin yapılması, her cins üretim planlarının düzenlenmesi Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ. ne verilmiş görevlerdir. Anonim Şirket halindeki fabrikalarda ana sözleşmelerindeki hükümlere ve tabiyet kararlarına göre bu organizasyon içinde yer almakta olup Personel ve işçi alma, nakil ve atama işlerinde de üst kuruluşa bağlı bulunmaktadırlar. Yatırım ve finansman konularında da aynı bağlılık göze çarpmaktadır.
Ekonomimizdeki gelişmeler sonucu son yıllarda Şeker Fabrikası ile Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü arasındaki yukarıda ayrıntılı bir biçimde açıklanan tabiiyet unsurunun ortadan kaldırılmış olması olasılığı vardır. Bir başka anlatımla Genel Müdürlüğün tedvir yetkisinin kaldırılıp kaldırılmadığı bilinmemektedir. Davalı savunmasında dolaylı olarak bu hususu ileri sürmektedir. Bu tedvir yetkisi kaldırılmışsa esasen davalı AŞ tüzel kişiliği de bulunduğu için 1475 sayılı İş Kanununun 14/7. maddesi kapsamında bir kamu kuruluşu olarak düşünülmesi mümkün olmaz. Dosya içinde bulunan yerel mahkeme kararlarının dairemizce onanması yoluna gidilirken tedvir yetkisinin devam etmekte olduğu düşünülmüştür.
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de özelleştirmenin ve ekonomideki yapısal değişikliklerin gündemde olduğu günümüzde Şeker Fabrikası AŞ tarafından bu türlü bir değişiklikler olması ihtimalide bulunduğu için sorunu T. Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğüne ayrıntılı biçimde yazı yazılarak gelecek cevaba göre bir değerlendirme yapılmak suretiyle sonuca gidilmelidir. Mahkemece gösterilen gerekçe doyurucu değildir. Mahkemece yapılacak iş tedvir yetkisinin kaldırıldığı yolunda cevap geldiği takdirde şimdiki gibi davanın reddine aksi halde önceki uygulamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy