(1475 S. K. m. 1) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine davalı ve karşı davacı ise borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı reddetmiş, karşı davaya ise istek gibi karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı davacıya ait işyerinde tuğla imalatı için taahütte bulunmuş ve imalatın gerçekleşmesi için davalı bir kısım işçileri kendi adına istihdam etmiştir. İş sahibi de bu imalatın karşılığı olarak çeşitli tarihlerde ödemelerde bulunmuştur. Bu anlatımdan çıkan sonuca göre davacı ile davalı arasında hizmet ilişkisi değil istisna ilişkisi bulunmaktadır. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinde işçinin tanımı yapılmıştır. Anılan maddeye göre bir hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişiye işçi denilmiştir. Öte yandan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde iş mahkemeleri işçi ile işveren arasında hizmet akdinden doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde çözümlenmesini öngörmüştür. O halde bu davanın hukuk mahkemesinde görülmesi ve görev yönünden reddedilmesi gerekirken işin esasının incelenip hüküm kurulması yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.01.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy