(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Taraf tanıklarının anlatımlarına göre muhasebeci olarak işyerinde çalışmakta olan davacı işçi ile davalı işveren arasında telefon parasının yatırılıp yatırılmadığı konusunda tartışma çıktığı ve bunun sonunda davacı işçinin dilekçe vererek istifa etmek istediği ve sonunda da işyerinden ayrılarak bir daha işbaşı yapmadığı anlaşılmaktadır. Tartışmanın cereyan tarzı ve ücret alacağının varlığı karşısında davacı işçinin işten ayrılmasının haklı nedene dayandığı kabul edilerek kıdem tazminatına hak kazandığı doğrudur. Ne var ki, fesih hakkı da olsa davacı ihbar tazminatı isteyemez. 1475 sayılı Kanunun 13. maddesi bu konuda açıktır. Mahkemece tanık anlatımlarının bu durumu dikkate almaksızın, 3-4 sene davacı işçinin çalıştığını ve onun iş aktini feshedemeyeceği şeklindeki değerlendirme isabetsiz olduğu gibi dosya içeriğine de uygun düşmemektedir. Gerçekten davacı 12-13 yıldan beri işyerinde çalışmış olup, kendisine karşı sarf edilen sözler ve hakettiği alacaklar ödenmediği için sözleşmesini feshetmiştir. Bu durumda ihbar tazminatı reddedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.1.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy