(1475 S. K. m. 13/D, 14)
Dava: Davacı, hizmet tespitiyle kıdem ve sendikal tazminat, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti, ikramiye ve alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçi işyerinde çalışırken 3.12.1996 tarihinde sendikaya üye olmuş ve üyelikten birkaç ay gibi kısa bir sre sonra sözleşmesi işveren tarafından fesh edilmiştir. Davacı feshin sendikal nedenle gerçekleştirildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı ile birlikte sendikal tazminat isteğindede bulunmuştur. Mahkemece dosyada bulunan istifa dilekçesine dayanılarak istekler reddedilmiştir.
Dosya içeriğinden davacı işçiden zaman zaman istifa dilekçelerinin alındığı fakat daha sonra yine çalıştırıldığı anlaşıldığı gibi işyerinde çalışan bir kısım işçilerin davacı ile birlikte aynı gün veya yakın tarihlerde sendikaya üye oldukları 19.12.1996 tarihinde davacının üyesi bulunduğu sendikanın toplu iş sözleşmesi yapılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurduğu, sendikanın çoğunluğunun bulunduğunun anlaşılarak yetki yazısının gönderildiği bu gelişmelerden sonra davacının ve diğer sendikaya üye olan işçilerin tamamının işlerine son verildiği görülmektedir. Olayların bu gelişme seyri ve ayrıca tarafların müşterek tanığının fesih ile ilgili açıklamaları davacının sözleşmesinin sendikal nedenle fesh edildiğini açıkça göstermektedir. Sendikanın yazısındanda işyerinde hiçbir sendikalı üyenin kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu delil durumu karşısında mahkemece dinlenen diğer iki davacı tanığınında olayda menfaat ilişkisi bulunduğu nedeni ile anlatımlarına değer verilemeyeceği düşüncesi ile istifa dilekçesine dayanılmasının sonuca etkili olmadığı kabul edilmelidir. Böyle olunca gerçekleşen söz konusu tazminatların hüküm altına alınması gerekirken yanlış şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy