(2821 S. K. m. 31) (1475 S. K. m. 13)
Davacı, ihbar ve sendikal tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Taraflar arasında düzenlenmiş olan ferdi hizmet sözleşmesi mevcut olup başlangıç ve bitim tarihleri 01.05.1992 ve 17.06.1992 olarak gösterilmiştir. Bu sözleşme ile taraflar arasında bir hizmet akdi ilişkisi bulunduğu görülmektedir ki, esasen bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ilişkinin süresi belirli hizmet sözleşmesine dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflarca gerek bu konuda gerek diğer uyuşmazlık konularında başka bir delil gösterilmiş değildir. Mahkemece Sosyal Sigortalar Kurumundan işyeri ile ilgili bilgiler istenmiş ise de o bilgilerin bu uyuşmazlıkla ilgili olduğu söylenemez. Bir başka anlatımla sözleşme süresinin belirli mi belirsiz mi olduğu konusu farklı bir konu olup doğrudan işin bitimi ile ilgisi yoktur. Ayrıca belirtmek gerekir ki davacı işçi yükleme boşaltma işi yaptığı için nitelikli işçilerden sayılamaz. Bu husus hizmet sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığı bakımından önem taşır. Öğretide de benimsenen dairemizin oluşan içtihatları şayet işçi nitelikli değilse süresi belirli hizmet akdi düzenlemesini gerektirecek bir neden yok demektir. Buna göre, somut olayda süresi kısa da olsa belirsiz süreli bir sözleşme söz konusudur. Bu durumda feshin haklı nedenle gerçekleştiğini ispat etme durumunda bulunan davalı işveren bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ihbar tazminatı isteğinin hüküm altına alınması doğrudur.
Sendikal tazminat isteğine gelince:
Bu tazminatın koşullarının gerçekleştiğinin ispat yükümlülüğü işçiye düşer. Genellikle bu tür tazminatı gerektiren nedenlerin varlığı tanıklarla ispat edilir. Yukarıda da açıklandığı üzere taraflar herhangi bir tanık göstermemiştir. Öte yandan dosyadaki bilgilere göre davacı işçi sendikaya birkaç kez girip çıkmıştır. Salt bu durumdan yola çıkılarak sendikal tazminatı hüküm altına alması hatalıdır. O halde sendikal tazminatın hüküm altına alınması yanlıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy