(2822 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, yıllık izin ücreti, yakacak yardımı, ikramiye, ayni ve sosyal haklar ile ücret fark alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda: ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 2.3.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat İ. Savaşer geldi. Karşı taraf adına Avukat Yalçın Erkan geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ücret zamlarından kaynaklanan alacak miktarı belirlenirken 1997 Nisan ayında davalı işverence telafi zammı adı altında yapılan ödemenin mahsup edilmemiş olması hatalıdır.
3- Ayni Sosyal haklardan doğan alacakların son dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak tespit edilmesi doğru değildir. Bir başka anlatımla bu alacak miktarları gerçekleştikleri dönemde yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmelerine göre ayrı ayrı hesaplanarak sonradan miktarlar toplanmak suretiyle hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararırı yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.03.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
1- Kapsam dışı personel olarak işyerinde çalışan davacının ücret farkı alacağına konu dönemde ücretlere zam yapmaya yetkili yönetim kurulunca zam yapılacağı hususunda bir karar verilmemiş aksine mali güçlük nedeniyle zam yapılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Bakanlığın ücretlere zam yapma yetkisi yoktur. Bakanlık birlikler arasında dengeyi sağlamak için yapılabilecek ücret zammının tavanını bildirmektedir. Bu bildirimi işyeri yönetim kurulu kararı olmadan ücret zammı olarak kabul etmek işyeri tüzüğüne ve yasalara aykırıdır. Bu nedenlerle mahkeme kararının bozulması görüşündeyim.
2- Yukarıda açıkladığım nedenlerle %,30 ücret zammının uygulanması mümkün olmadığından ihbar ve kıdem tazminatı ile ilgili mahkeme kararının bu yönden de bozulması gerekir.
3- Davacı kapsam dışı personel olduğundan Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması mamul yardımları dışında mümkün değildir. Zira işyeri yönetmeliğinin 93. maddesinde düzenlenen mamul yardımının T.İ.S.ne göre verileceği açıklanmıştır. Kapsam dışı personele ödeneceği işyeri yönetmeliğinin 83-92 ve 94-97 maddelerinde düzenlenen sosyal hakların ödeme şekli ve miktarları yönetim kurulunca kararlaştırılacaktır. Yönetmeliğin 104. maddesi gereği yönetim kurulu isterse bu sosyal haklar yönünden de T.İ.S.leri ile paralellik sağlayabilir. Ancak dava konumuzda yönetim kurulunun böyle bir karar aldığı iddia edilmediği gibi bu konuda delilde sunulmamıştır. Yönetmeliğin 88. maddesinde düzenlenen yakacak yardımı 2.10.1990 gün ve 6/4 sayılı kararla ücrete katılarak son beş yıldır bu şekilde ödeme yapıldığı ve 1990 dan sonra yönetim kurulunca yakacak zammının belirlenmediği anlaşıldığından davacının T.İ.S.nden yararlandırılarak yakacak yardımı ödenmesi isteğinin kabul edilmesi, işyeri tüzüğüne ve uygulamasına T.İ.S. düzenine ve yasalara aykırı olup bu yönden de mahalli mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan bu yönden dairenin onamasına katılmıyorum.
Mahalli mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği kanısında olduğumdan daire çoğunluğunun kararına bu yönlerden katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy