(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin parası, ikramiye, sosyal yardım ödeneceği, bayram ve genel tatil gündelikleri ile eksik ödenen ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi bir başka davada davalı aleyhine şahadette bulunduğu için işine son verildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece davacı tanıklarına itibar edilmeyerek isteklerinin reddine karar vermiştir. Ancak belirtmek gerekir ki dosya içeriğinden davacının 12.6.1995 tarihinde işveren aleyhine bir davada tanıklık yaparak anlatımlarda bulunduğu açık seçik ortadadır. Durumu davacı tanığı olan bir kişi de açıklamış olduğuna göre yazılı ve sözlü somut olgulara dayanan bu kanıtlar ortada iken başka tazminat isteklerinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Bundan başka mahkemece verilen ifadeden itibaren yaklaşık 40 gün sonra feshin gerçekleştirilmiş olması bu işlemin tanıklığa dayanmadığını göstermez. Bu süre somut olay bakımından uzun bir süre olarak nitelendirilemez. Nihayet konu ile ilgili olarak davalı tanıklarının anlatımları ele alınacak olursa bunlar olayla ilgili olarak sonucu etkileyecek durumda bulunmadıkları görülmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular karşısında tazminat isteklerinin hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz hacının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy