(1475 S. K. m. 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin parası ile genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalıya ait işyerine özürlüler kontenjanından alınmış ve bu hizmeti 1986 yılında başlamıştır. 25.3.1996 tarihinde davacının isteği üzerine kendisine 05.05.1996 tarihinde bitmek üzere ücretsiz izin verilmiştir. Ancak davacı izin süresi, sona erdikten sonra işyerine dönmemiştir. İş akdi bu yönden 09.05.1996 tarihinde davalı işverenlikçe feshedilmiştir. Dosya içinde bulunan sağlık kurulu raporunda "Oligofreni" adı verilen zihinsel bir rahatsızlığı olduğu belirlenmektedir. Keza bu raporda, hastalığın sürekli olduğu ve başkalarının direktifi altında hafif işlerde çalıştırılacağı açıklanmıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı davacının işten kaçtığı ve dönmediğini bildirdiği, buna rağmen dosya içerisinde bulunan 22.03.1996 tarihli dilekçe ile ücretsiz izin isteğinde bulunan davacıya TİS uyarınca 45 gün ücretsiz izin verildiği, izin bitiminde devamsızlık yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacının derli toplu olmayan yaşayışından dolayı mevcut olan rahatsızlığının hastalığa dönüştüğü ve devamsızlığının ardı ardına üç işgününden fazla sürdüğü; davacı, iddiası sağlık raporu ve tüm dosya içeriğinden ortaya çıkmaktadır. Öte yandan işyerinde 10 yıl kıdemli oan ve sakatlığı sebebiyle başka iş bulma olanağı düşük bulunan bir işçinin devamsızlık yapması hayatın olağan akışına da aykırılık oluşturur. Bu nedenle davalının 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17/1-a maddesi uyarınca davacının hizmet akdini bildirimsiz fesih hakkı olduğundan, ihbar tazminatına ilişkin talebin reddi yerinde ise de kıdem tazminatı isteminin kabulü gerekir.
3- Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının kullanması gereken izin süresinin 196 gün iken 168 günlük ücretli izin kullandığı anlaşılmakta, kullanılmayan 28 günlük izin ücretinin hüküm altına alınması gerekirken bu talebinde reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 23.03.1998 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY: DAVACI 25.03.1996 tarihinden itibaren isteği üzerine verilen 45 gün ücretsiz izninin bitimine karşılık işyerine dönerek, görevine başlamamıştır.
Dairemiz çoğunluk kararında 20.8.1975 tarihli sağlık raporuna dayanılarak davacının derli toplu olmayan yaşayışından dolayı mevcut olan rahatsızlığının hastalığa dönüştüğü ve devamsızlığının ardı ardına 3 işgününden fazla sürdüğü ve bu nedenle davalının iş akdinin İş Yasası'nın 17/I-a maddesi gereğince feshedilmesinin haklı olduğu belirtilmektedir.
Davacı, işverene başvurarak ailevi nedenler dolayısıyla ücretsiz izin isteğinde bulunmuştur. Davacı taraf, dava dilekçlerinde zihinsel özüründen faydalanmak isteyen kişilerin davacıyı ikna ederek ... 'ya götürdüklerini ileri sürmektedirler. Davacı tarafın bi iddiaları, dilekçe kapsamıyla çelişmekte olup, bu iddiayı kanıtlayacak herhangi bir kanıt getirememişlerdir. Yine davacı taraf bu olgu doğru olsa bile zorlayıcı nedenin ortadan kalkmasından itibaren derhal işyerine dönüldüğünü ve işe başlamak isteğinde de bulunulduğunu iddia edip kanıtlayamamışlardır. Ayrıca bu konuda gerek davacı ve gerekse yakınları tarafından işverene veya diğer resmi makamlara yapılan bir başvuru da bulunmamaktadır. Bütün bu anlatımlar karşısında davacı iddiası boşlukta kalmaktadır. Davacı taraf, İş Yasası'nın 17/1-a madde ve fıkrasına da dayanmamaktadırlar. Bu nedenle işverence iş akdinin feshi haklı olup, davacı kıdem tazminatına hak kazanamaz. Mahkemenin kıdem tazminatı yönündeki kararı isabetli olup, bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy