(4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, izin ücretiyle ikramiye alacağının karşı davacı ise, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, karşı davayı reddetmiş asıl davayı ise kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, işverene vermiş olduğu istifa dilekçesi ile gerçekleşen hakları saklı kalmak üzere işten ayrılacağını bildirmiş dava dilekçesinde de kullanmadığı yıllık ücretli izin haklarının bulunduğunu açıklayarak izin ve ikramiye alacakları isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren ise önel vermeksizin davacı işçinin işten ayrıldığını iddia ederek ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı işçinin kullanmadığı yıllık ücretli izin alacağının varlığı kabul edilerek bu alacak hüküm altına alınmış karşı dava konusu ihbar tazminatı isteği reddedilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan istifa dilekçesinde hangi nedenle işyerinden ayrılmak istendiği açıklanmadığı gibi, dava dilekçesinde de hizmet akdi devam ederken gerçekleşen izin haklarını kullanması için işverene başvurulduğu, işverenin ise bunu kabul etmediği konusunda işveren olumsuz davranışını gösterecek nitelikte herhangi bir olguya yer verilmemiştir. Dinlenen davacı tanıklarının işyerinde çalışmadıkları gibi ifadelerinin başında da açıklandığı üzere fesih ile ilgili bilgi sahibi bulunmadıkları anlaşılmaktadır.
Yıllık ücretli izin Anayasada yer alan temel haklardan olup, 1475 sayılı İş Kanununda bu hakkın kapsamı ayrıntılı bir düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bununla beraber herhangi bir işçi istediği zaman izin hakkını kullanmak isteyemez. Gerçekten öğretide ve uygulamada da kabul edildiği üzere işverenin yönetim ve düzenleme hakkı çerçevesi içerisinde yıllık ücretli izinleri kullandırmak yetkisi vardır. Dairemizin oluşan içtihatları bu doğrultudadır. Maddi ve hukuki olgular karşısında yazılı gerekçe ile karşı dava konusu ihbar tazminatı isteğinin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.03.1998 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yıllık ücretli izin hakkı Anayasa'nın 50., 1475 sayılı İş Kanununun 49. maddesinde teminat altına alınıp, bu haktan vazgeçilemeyeceğinden, davalı izin hakkını kullanmak istemese de işverenin işçiyi izne çıkarmak ve ücretini ödemek zorunda olduğundan, kararın onanması yerine bozulması kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy