(2822 S. K. m. 12, 13, 15)
Dava: ... Elektronik San. Tic. A.Ş. adına Av. Y.O. ile 1. (A) Sendikası adına Av. F.. 2. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasındaki dava hakkında İzmir 1. İş Mahkemesi'nden verilen 10.12.1997 günlü ve 199-635 sayılı hüküm, davalılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: (A) Sendikası... Elektronik. San. ve Tic. A.Ş. işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmak isteği ile 23.1.1997 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurarak işyerinde çalışan işçilerin çoğunluğunu temsil ettiğinin tespitini istemiştir. Bakanlıkça işyeri ile ilgili olarak yapılan araştırma ve inceleme sonucunda başvuru tarihi itibariyle işyerinde 371 işçinin çalıştığı, bunlardan 109 işçinin başvuruda bulunan (A) Sendikasının üyesi olduğu ve böylece anılan sendikanın çoğunluğa haiz bulunduğu sonucuna varılarak, 28.2.1997 tarih ve B.13.O.Ç.GN:0.12.00.01-2603 sayılı tespit yazısını (A) Sendikası ile işkolunda kurulu diğer sendikalara, işverene ve Bölge Müdürlüğü'ne göndermiştir.
İşveren bu çoğunluk tespitine karşı açtığı itiraz davası ile tespit yazısının gerçeğe uygun olmadığını, işyerinde daha fazla işçi çalıştığını iddia etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık başvuru tarihinden, kısa bir süre önce işyerinin dahil olduğu Holdinge bağlı işyerlerinde çalışan çok sayıda işçinin bu işyerine yatay geçiş yaptırılmış bulunması sonucu, nakilleri yapılan bu işçilerin üye sayısında dikkate alınıp alınmayacağı bir başka anlatımla, ortada muvazaalı bir durumun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır: Davacı işveren, belgeler ibraz ederek üretimde meydana gelen artışlar nedeniyle diğer işyerlerinden yatay geçiş yoluyla yeni işçi alındığını bildirmiştir. 17.1.1997 tarihli sigorta prim bordrosunda işyerinde 510 işçinin çalıştığı görülmektedir. Belirtmek gerekir ki, bu konu işyeri üretimi ile ilgilidir. Sonradan yatay geçiş yapılan işçilerin ise pazarlama ve büro elemanları olduğu gözlenmektedir. Öte yandan bu dava dışında İzmir 1. İş Mahkemesi tarafından (A) Sendikasının isteği üzerine mahallinde, uzman bilirkişi götürülmek suretiyle gerçekleştirilen araştırma ve inceleme sonucunda hepsi yatay geçişle işyerine intikal ettirilen işçilerden 209'unun, işyerine giriş çıkış kartlarına rastlanılmamıştır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelenmesi sonucunda düzenlenen raporda da belgeler üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiştir ki, mevcut işçi hareketi nedeniyle fiilen çalışan işçiler bakımından bir değerlendirme yapılmadığı için varılan sonuca itibar etmek olanağı yoktur. Bütün bunlardan başka belirtilmelidir ki yeni toplu iş sözleşmesi döneminin başlayacağı ve herkes tarafından da bunun bilindiği bir sırada yatay geçişten söz edilerek işçi alımı yoluna gidilmesi ve işçi sayısının arttırılması iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığı için çoğunluk tespitine tabi tutulamaz. Bu yatay geçiş işlemleri de Bakanlığa başvuru tarihinden çok kısa bir süre önce gerçekleşmiştir. Davacı üretimdeki artıştan dolayı da bu yola gittiğini ispat edememiştir. Bu durumda davanın reddi yerine kabulü hatalı olduğundan mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen sebeplerle;
1. İzmir 1. İş Mahkemesi'nin 10.12.1997 tarih ve 1997/199-635 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. İtirazın REDDİNE, 5.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy