(2822 S. K. m. 61) (818 S. K. m. 61)
Dava: Davacı, ücret ve ikramiye faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı işçi geç ödenen 1994 Haziran ayı ücreti için geçmiş günler faizi istemiş, mahkemece temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 oranında hesaplama yapılarak hüküm kurulmuş, ancak Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesine aykırı şekilde faiz alacağının %30 faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu faiz alacağına faiz yürütülmeden hüküm kurulmalıdır.
3 - 31.5.1994 tarihinde ödenmesi gereken ikramiye alacağı Toplu İş Sözleşmesi'nin 51. maddesinden kaynaklanmaktadır. Böyle olunca bu alacak için bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesi 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 61. maddesi gereğidir. Davacı bu alacak yönünden de geçmiş günler faizi istemektedir. Gecikilen süreye göre hesaplama birer yıllık dönemler itibarı ile yapılmalıdır. Bunun için de somut olayda 31.5.1994 tarihinde ikramiye ödenmediğine göre, bu tarihteki bir yıllık süre için en yüksek işletme kredisi faizi belirlenmeli, sonra aynı şekilde 31.5.1995 tarihinde başlayan ikinci yıllık dönem için de aynı belirleme yoluna gidilmeli ve 31.5.1996 tarihinde de yine aynı şekilde işlem yapılmalı ve gecikilen ay ve gün sayısına göre en yüksek işletme kredisi faizi üzerinden hesaplama yapılmalıdır. Ortalama hesap yöntemi Dairemiz uygulamasına aykırılık oluşturur. Bunun için .... Bankasına 1 yıllık süre için bankalarca uygulanan en yüksek faiz tereddüde yer vermeyecek şekilde sorulmalı ve alınacak cevaba göre belirtilen dönemler faizleri tespit edilerek toplamı üzerinden hüküm kurulmalıdır. Böylece tespit edilen ikramiye alacağı faizine artık faiz yürütülmesi gerekir. Aksi halde yukarıda ikinci bentte açıklandığı gibi Borçlar Kanunu'nun 104. maddesi ile çelişki meydana getirilmiş olur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, 03.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy