(818 S. K. m. 41, 46)
Dava: Davacı, uğranılan şirket zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre tankın içindeki deniz suyunun boşaltılması için davacıya talimat verildiği ve bu talimat uyarınca da, davacının vanayı açarak suyu boşaltmaya başladığı, ancak tankın başında bulunması gerekirken, olay günü saat 16.30 sıralarında, mesai saatinden önce işyerinden ayrıldığı, daha sonra vananın açık bırakıldığını hatırlayarak görev yerine döndüğünde, suyun tamamen boşaldıktan sonra içindeki mazotun da aktığı ve böylece mazot kaybından dolayı zarar meydana geldiği, bu zararın oluşumunda davacının % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Zararın miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır. Bunun tesbiti amacıyla mahkemece birçok kez bilirkişi mütaalasına başvurulmuştur. Üçüncü bilirkişi raporu uzman tarafından düzenlenmiş olup, ayrıntılı biçimde zarar miktarı belirtmiştir. Buna rağmen dördüncü kez bilirkişi mütaalasına başvurularak düzenlenen rapor içeriğine göre davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bu rapor varsayımlara dayanmaktadır. Somut verilere göre ve olayların akışına uygun gerçeği yansıtan üçüncü rapora göre isteğin hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde bu rapora göre davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 05.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy