(1475 S. K. m. 13, 14, 17, 18)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının hizmet sözleşmesi 10 günlük ücreti tutarı ile ödeyemeyecek derecede işyerinde hasara sebebiyet vermesi nedeni ile feshedilmiştir. Her ne kadar mahkemece 1475 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde öngörülen 6 işgünlük sürenin geçirildiği kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri hüküm altına alınmış ise de; dosya içeriğinden 23.10.1994 tarihinde zararlandırıcı olayın meydana geldiği 1.11.1994 tarihinde zarar hesap raporu düzenlendiği ve 16.11.1994 tarihinde de iş sözleşmesinin fesih bildiriminin davacıya tebliğ edilmek istendiği ancak davacının tebellüğden imtina ettiği bunun sonucu olarak da tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin anlaşılabilmesi için öncelikle davalı işveren bir anonim şirket olduğuna göre feshe yetkili makamın şirket statüsüne göre belirlenerek hangi tarihte olayı ve meydana gelen zararı öğrendiğinin belirlenmesi gerekir. Belirlenecek tarihten sonra tebellüğden imtina tutanağı değerlendirmeye tabi tutulması duruma göre tebliğ edilen fesih bildirimi dikkate alınmalıdır. Bu konuda inceleme ve araştırma yapılmaksızın kazanın meydana geldiği tarih ve hesap raporunun düzenleme tarihi ve en sonda fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihlere göre sonuca gidilerek süresinde feshin gerçekleşmediğinin kabulü hatalıdır.
Yukarıda açıklandığı gibi hak düşürücü sürenin geçirilip geçirilmediği çözümlendikten sonra geçirildiği sonucuna varıldığı takdirde sonraki gibi aksi halde işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 10.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy