(1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatıyla, sosyal haklar alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait işyerinde çalışırken sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek ihbar, kıdem tazminatı ile birlikte işçilik hakları isteğinde bulunmuştur. Mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de davalı işveren davacının işyerinde çalışmadığını yargılamanın çeşitli aşamalarında savunmuştur. Davacı iki tanık dinletmiş ancak bu tanıklar aynı anda temyiz incelemesi yapılan bu dava dosyası ile birlikte iki dosya için de aynı açıklamayı yapmışlardır. Bir başka anlatımla davacı tanıkları hangi davacı için tanıklıkta bulunduğunu, o davacının ismini bildirmeden ifade vererek çalışma yıllarını bildirmekle yetinmiştir. Böyle bir ifadeye dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece yapılacak iş tanıkların yeniden dinlenerek her bir dosya için ayrı ayrı ifadelerinin alınması ve istenen haklar ile ilgili olarak da açıklama yaptırılarak da hüküm kurmaya yeterli bilgi vermeleri sağlanmalıdır.
Ayrı ayrı dava açan işçiler için aynı şekilde genel ifadelerde bulunan tanık anlatımları dikkate alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 28.04.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy