(1475S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret ile TİS'den doğan sosyal hakların ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.5.1998 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Ü.Ş. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sbeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işyerinde kapsamdışı statüde çalışmakta olup, sözleşmesi 1475 sayılı İş Kanununun 13. maddesine göre davalı işverence feshedilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık işyerinde uygulanmakta olan Toplu İş Sözleşmesinde öngörülen ihbar önelinin uygulanıp uygulanamıyacağı konusunda, toplanmaktadır. Davacı işçi 22.9.1995 tarihli Yönetim kurulu Kararına dayanarak Toplu İş Sözleşmesinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, isteğinde bulunmaktadır. Anılan yönetmelik metninden Toplu İş Sözleşmesinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, isteğinde bulunmaktadır. Anılan yönetmelik metninden Toplu İş Sözleşmesinin kendi dönemleriyle geçerli olmak üzere personele sağlanan aynı ve nakdi yardımlardan özel güvenlik görevlilerinin de yararlandırılacakları açıklanmıştır. Bu yönetim kurulu kararı Toplu İş Sözleşmesinin ihbar önellerine ilişkin hükümlerinin özel güvenlik görevlilerine uygulanmasını içermemektedir. Bu durumda çalışma süresine göre, İş Kanununun 13. maddesindeki yasal önellerin dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekir.
3- Bilirkişi raporunda davacının ücretli izinleri kullanmadığı yıllar şahsi dosyasında ücretli izin çizelgesi bulunmadığı, belirlenip hesaplanamadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapora dayanarak davacının ücretli izin alacağı isteğini red etmiştir. Bu konuda eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. Davalının dava konusu yapılan izin ücretlerinin ödendiğini kanıtlaması gerekir. Mahkemece yapılacak iş, işverenin bu konudaki delillerini sunmak veya celp ettirmek üzere mehil vermek yeni bir delil sunulması halinde bu delillerinde değerlendirilerek bilirkişiden ek rapor almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 2.500.000.TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.5.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy