(1475 S. K. m. 16)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK.'nun 438 maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ücretinin ve sosyal haklarının bordroya tam yansıtılmadığını, bu nedenle İş Kanununun 16/2 maddesi gereğince hizmet akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı talep etmiş, davalı ise iddiaların yerinde olmadığını, davalı ise iddiaların yerinde olmadığını, başka bir işyerinde iş bulup işe başladığı için akdin sona erdirildiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının iddiası yerinde görülerek kıdem tazminatı isteği kabul edilmiş ise de, işyeri ücret bordrolarının ihtirazi kayıtsız olarak davacı tarafından imzalandığı anlaşıldığı gibi davacı ücret bordrosunda belirtilen miktar dışında kendisine ikramiye ve sosyal hak olarak bir ödeme yapılması gerektiğini ve bunların bordrolara yansıtılmadığını inandırıcı delillerle kanıtlayabilmiş değildir. 4.1.1997 tarihinde işyerinden ayrılan davacının bir gün sonra 6.1.1997 günü başkasına ait işyerinde çalışmaya başlaması ve bu yeni işyerine verdiği dilekçede eski işyerindeki ücreti ile ilgili açıklaması da davacının yeni iş bulduğu için davalı işyerinden ayrıldığını göstermektedir.
Bu durumda davacının feshinin İş Yasasının 16/2 maddesine uygun düştüğünü kabul etmek mümkün değildir. Açıklanan sebeplerle kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy