(1475 S. K. m.17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435. maddesi gereğinde duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının davalıya ait işyerinde 11.9.1988-31.5.1997 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, 26.5.1997 tarihinde çocuğu hastalandığı için devamsızlık yapıp 27.5.1997 günü işbaşı yaptığı kocasının hastalığının devam etmesi nedeniyle 28.5.1997 tarihinde acil olarak eşini hastaneye götürdüğü anılan tarihi taşıyan röntgen istek kağıdı ve acil hasta müracaat kartından anlaşılmaktadır. Davacı 29.5.1997 tarihinde evinden telefonla mazeretini bildirdiği halde işe gelmemesi işverence bildirilmiştir. 1975 sayılı İş Kanununun 17/II-f maddesinde devamsızlığın haklı bir nedene dayanmaması hali işverene bildirimsiz fesih hakkı vermektedir. Davacı tanıklarının ifadeleri ve hastane kayıtlarından davacının eşinin hastalığı sebebiyle iki yıllık ücretli iznini kullandıktan sonra çocuğu ve eşinin hastalığı nedeniyle devamsızlığının haklı bir sebebe dayandığı halde işverence hizmet akdinin feshi haklı sayılmaz. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatları hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.5.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy