(1475 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 92)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin parası ile ikramiye ve hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, daha önce açmış olduğu davada hükmedilen alacakların fazlasını saklı tutmuş ve bakiyesini istemiş bulunmaktadır. Mahkeme istekleri kısmen kabul etmiştir.
Davacı Ankara 4. İş Mahkemesinde 1995/2568 esas sayılı dosya ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile ihbar ve kıdem tazminatı ile birlikte ödenmeyen işçilik haklarının tahsilini istemiştir. Davalı vekili yargılamanın ilk oturumunda davayı aynen kabul ettiğini bildirmiş ve bu kabulü imzası ile onaylamış ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 92. maddesine göre kabul iki taraftan birinin diğerinin netice-i talebine muvaffakat etmesidir. Gerçekten davalı vekili bu kabul ile dava dilekçesinde belirtilen maddi olguları aynen kabul etmiş sayılır. Burada mahkemece yapılacak iş davalının kabulü gözönünde tutulmak suretiyle bilirkişi aracılığı ile davacının alacaklarını tespit ettirip önceden hükmedilen miktarların mahsubu yapılmak suretiyle bakiye alacağa hükmetmekten ibarettir. O halde karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.5.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy