(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı faizi alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, hizmet aktinin SSK'dan emekli olmak suretiyle sona erdiğini ve işveren tarafından ödenmesi gereken kıdem tazminatının geç ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı faizi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Kıdem tazminatının geç ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ödemenin tamamlanmasına kadar işlemiş faizlerin saklı tutulup tutulmadığı konusundadır. BK 113. maddesi "Asıl borç tediye ile veya sair bir surette sakıt olduğu takdirde, kefalet ve rehin vesair fer'i haklar dahi sakıt olur. Evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş ve hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu feriler talep olunamaz" hükmünü getirmiştir. Dosyada mevcut 15.11.1994 tarihli haklarının talebini içeren dilekçe sureti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Erzurum Bölge Müdürlüğü'ne hitaben yazılmış ve verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu aşamadan sonra işverence hizmet akdinin feshinin bir süre ertelendiği daha sonra işverence hizmet akdinin feshinin bir süre ertelendiği daha sonra davacının emekli olmak suretiyle işden ayrıldığından işverenle ilgili bulunmayan ve o tarihte hizmet akdi feshedilmeyen Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği dilekçe ihtirazı kayıt niteliğinde olmadığından davanın reddi gerekirken, isteğin hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.5.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy