(2821 S. K. m. 31) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve sendikal tazminat ile izin ücreti, ilave tediye ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı 9.3.1998 tarihli dilekçeyle mahkeme kararını temyiz etmiş isede daha sonra verdiği 2.4.1998 tarihli dilekçeyle temyiz isteğinden feragat etmiştir. Bu nedenle davacının temyiz isteminin reddine,
2- Davalının temyizine gelince;
Davalının aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz istekleri yerinde değildir.
a) Davacı iş akdinin davalı belediyece feshedildiğini ileri sürerek ihbar, kıdem tazminatı, sendikal tazminat ile ödenmeyen işçilik haklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Özellikle yargılama sırasında dinlenen bir kısım davacı tanıkları davacının 8-9 Ağustos 1996 günlerinde işi terk edip işyerinde oturma eylemi yaptıklarını hiç bir tartışmaya yer vermeyecek şekilde açıkça belirtmişlerdir. Ayrıca davalı belediye yetkilileri tarafından bu konuda tutanak düzenlenmiştir. Ortaya çıkan bu olgular karşısında iş akdinin davacıların işi terk etmek suretiyle bizzat kendileri tarafından feshetmiş olduğu belirlenmiştir. Mahkemenin dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle ihbar ve kıdem tazminatlarına hükmetmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
b- Davacı sendikal sebeplerle iş akdinin feshedildiğini ileri sürmüştür. Yukarıda açıklandığı gibi iş akdi davacı tarafından feshedilmiştir. Ayrıca davacının işten ayrılmasını zorlayacak sendikal sebep davacı tarafından kanıtlanmamıştır. Sendikal tazminatı gerektirecek şartlar da oluşmamıştır. Hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
c- Davacı yararına TİS'den doğan ücret farkına hükmedilmesi doğru değildir. Gerçekten işyerinde 1.7.1996 - 30.6.1997 tarihlerinde geçerli olmak üzere davalı belediye ile sendika arasında 31.10.1996 tarihinde TİS'i bağıtlanmıştır. Davacı işyerinden 5.8.1996 tarihinde ayrılmış bulunmaktadır. 2822 sayılı Kanunun 9. maddesine göre TİS'nin imza tarihinde işyerinde çalışmıyanların sözleşmeden yararlanması mümkün değildir. Yukarıda açıklandığı gibi davacı imza tarihinde işyerinde çalışmadığından TİS'den yararlanamaz. Mahkemenin anılan isteği kabul etmesi de doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.6.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy