(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile işçilik haklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK'nın 435'inci maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektiric isebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, 17.4.1988 tarihinden 31.3.1995 tarihine kadar ... Tic. San. AY'de çalışmış olup, 24.3.1995 tarihli anılan şirketin davacıya hitaben yazdığı "Hizmet akdiniz 31.3.1995 tarihi mesai sonu itibarı ile fesh edilmiş olup, 1.4.1995 tarihinde ... Tic. AŞ'de Satış Müfettişi olarak göreve başlamanız uygun görülmüştür" biçimindeki talimat üzerine davacı 1.4.1996 tarihine kadar devam etmiştir.
Davacı işçi tüm çalışmanın kesintisiz ve aynı yerde, aynı işveren nezdinde çalıştığını, fakat işveren tarafından işyerlerinin ayrı ayrı mütalaa edildiğini, bunun sonucu olarak da ihbar ve kıdem tazminatlarından dolayı hak kaybına uğradığını iddia ederek, tazminat isteklerinde bulunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre önceki dönem için ... AŞ tarafından kıdem tazminatı adı altında bir ödeme yapıldığı açık olmakla birlikte, gerek tanık anlatımları, gerek yukarıda sözü edilen 24.3.1995 tarihli talimat niteliğindeki yazı içeriği ve davacının aynı yerde aynı işi kesintisiz biçimde yapmış olduğu gibi şirketlerin adreslerinin aynı yerde iç içe olması, şirketlere ait antetli belgelerde her iki adresin bir arada gösterilmesi ve bu belgeler altında ... AŞ'nin bir .... holding kuruluşu olduğunun açıklanması karşısında son işveren gibi görülen davalı ... Tic. AŞ'nin davacının tüm çalışma süresinden sorumlu tutulması iş hukuku ilkelerine uygun düşer. Bilirkişi de düzenlediği raporda, tüm süreden son davalı şirketin sorumlu tutulması gerektiği görüşünü benimseyerek, hesaplama yapmış ve kıdem tazminatından da daha önce ödenen paranın avans olarak sayılması kabul edilerek, faizle birlikte mahsup yapmıştır ki, bu değerlendirme dosya içeriğine uygundur.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle bozulmasına, 18.6.1998 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemenin kararı dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun bulunduğundan onanması görüşündeyim. Bu nedenle daire çoğunluğunun bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy